İç mekân planlamasında yan sehpa çoğu zaman koltuk ve kanepe seçildikten sonra düşünülen, bütçenin kalan kısmına bırakılan bir parçadır. Ama bu sıralama pratikte iyi çalışmaz. Çünkü yan sehpanın yüksekliği, oturma grubuna oranı ve metal tonu — bunlar koltuğun seçimiyle eş zamanlı düşünülmesi gereken detaylardır.
Bir koltuğun yanında yanlış yükseklikte duran bir yan sehpa her kullanımda fark edilir: çay bardağını koymak için öne eğilmek, kitabı almak için uzanmak. Bu küçük rahatsızlıklar zamanla birikir. Doğru yükseklik ise tam tersine kullanımı o kadar doğal kılar ki sehpanın varlığı bile fark edilmez — sadece konfor hissedilir.
Dekoratif katman açısından yan sehpa, oturma odasına köşe kimliği kazandıran en etkili araçlardan biridir. Lambader ile birlikte oluşturduğu köşe düzenlemesi — ışık, yüzey ve oturma üçgeni — odayı bölgelere ayırır ve her köşeye kendi atmosferini verir. Bu bölgeleme büyük salonlarda daha belirgin hissedilir ama küçük bir stüdyo dairede de aynı ilke geçerlidir.
Malzeme seçiminde en pratik kural: yan sehpanın metal tonu odadaki en baskın metal detayı takip etmelidir. Lambader Gold titanyum ise yan sehpa da Gold; ayna çerçevesi siyah ise yan sehpa siyah metal olmalıdır. Bu uyum tutarlı bir dil kurar ve mekânın görsel gürültüsünü azaltır. Tabrano koleksiyonunda Siyah, Gold, Rose Gold ve Gümüş titanyum ton seçenekleri bu uyumu kolayca kurmanıza olanak tanır.
Son olarak: yan sehpa sabit bir nesne olmak zorunda değildir. Zigon sehpa ile birlikte kullanıldığında — yan sehpa köşede sabit, zigon sehpa önde hareketli — aynı oturma grubunda hem estetik hem işlevsel katman bir arada çözülmüş olur.